Evde iki ay İsrail beni reddetti | İşgal Altındaki Batı Şeria


Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları Kız Sırları

Otobüs Refah sınırından kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne geçerken yanaklarımdan yaşlar süzüldü. Yaz sıcağında Sina Çölü’nde iki buçuk günlük sıkıntılı bir yolculuktan ve bir yaşam boyu bekledikten sonrasında nihayet evime dönmüştüm.

Öte taraftan kuzenim ve sonrasında hepsi bana ve kardeşlerime fazlaca benzeyen ailemin geri kalanı tarafınca karşılandım.

23 senelik hayatımda ailemle ilk kez tanışmıştım. Bu noktaya kadar ilişkimiz, hususi günlerde yada İsrail’in Gazze’ye yönelik rutin askeri saldırıları esnasında WhatsApp sesli mesajları ve Skype görüşmeleri ile sınırlıydı.

Diasporada yaşayan birçok Filistinli benzer halde ben de acımasız İsrail askeri işgali sebebiyle ve geri dönüş hakkımızı engellemiş olan yasadışı İsrail kuşatması sebebiyle anavatanım Filistin’i ziyaret etme onuruna haiz olamadım.

Bununla birlikte, diasporada yaşayan birçok Filistinli benzer halde, mesafenin yalnızca kalbimi toprağıma daha da yakınlaştırdığını ve geri dönüş özlemimin aktivizmimin ön saflarında yer aldığını hissediyorum.

Çocukluğumdan beri, ABD Birleşik Devletleri’nin Seattle şehrinde büyüdüğümden beri, babam benim ve kardeşlerimin ruhuna kendi çocukluk hikayelerini, adını miras aldığım büyükannem Zarefah’ın mirasına yerleştirdi. Filistinli olmanın ne anlama geldiğine dair karmaşık gerçeklik.

Ailemin hikayesi birçok Filistinli ailenin hikayesine benziyor: bir mülksüzleştirme, sürgün, ayrılık ve savaşım hikayesi.

1948’de, Büyükannem Zarefah, Gazze’nin 30 km (20 mil) kuzeyindeki Beyt Daras’taki evinden tüm ailesiyle birlikte El Nakba olarak malum etnik temizlik kampanyasında zorla kovuldu. Siyonist milisler kasabaya atak etmiş ve öteki birçok Filistinli köy, kasaba ve kent benzer halde orayı da yerle bir etmişti. Filistinlilerin evlerinin yıkıntıları ve atalarımızın bir zamanlar orada yaşadıklarına ve köylüler olarak topraklarını işlediklerine tanıklık eden Beit Daras camisinin iki tenha sütunu haricinde artık toprakları çorak durumda.

derhal derhal altı yaşlarında olan Zarefah ve ailesi, büyümüş olduğu Gazze’nin Bureij kampına sığındı, büyükbabama aşık oldu ve komşu Nuseirat kampında kendi ailesini kurdu.

Nakba’da maruz kaldıkları mülksüzleştirmenin bir sonucu olarak, Zarefah’ın ailesi aşırı yoksulluğa düştü. O ve kardeşleri, ailelerini geçindirmek için küçük yaşlardan itibaren çalışmaya zorlandı ve okula gidemediler. Okuma yazma bilmeden yaşadı ve öldü, fakat en bilge kişi oydu, derdi babam hep.

Büyükannemin vefatından averaj 33 yıl sonrasında nihayet onun mezarını ziyaret ettim. Ani ölümünün, büyükbabamın, babamın ve kardeşlerinin onun cenazesini İntifada’nın kaosu içinde gömmek için almalarının öyküsünü zihnimde canlandırdım. İsrailliler sokağa çıkma yasakları koymuş, insanları evlerine kapatmış ve toplanmaları yasaklamıştı. Evden ayrılmak ve sevilen birini gömmek için toplanmak İsrail ordusundan izin gerektiriyordu.

DOSYA FOTOĞRAFI 29 ŞUBAT 1988 - İsrail askeri, Filistinli bir kadının, Filistinli bir gencin yangının patlak vermesinden birkaç ay sonra vurularak öldürüldüğü bir gösteri sırasında yakın mesafeden kendisine taş fırlatırken nişan alıyor. "intifada"veya İsrail işgaline karşı Filistin ayaklanması.  Filistinliler, 9 Aralık 1987'de Gazze Şeridi'nde aniden başlayan ve hızla Batı Şeria'ya yayılan intifadanın 10. yılını kutluyor.  İntifada, 1992'de tarihi Madrid barış konferansından sonra başlayan İsrail-Filistin barış anlaşmalarını doğurdu, ancak on yıl sonra birçok Filistinli sonuç alınamaması nedeniyle hayal kırıklığına uğradı.
Bir İsrail askeri, 29 Şubat 1988’deki Birinci İntifada esnasında silahını Filistinli hanımefendilere doğrultuyor. [File: Reuters]

Dağınık ve yıpranmış gömüt taşları içinde onların adımlarını takip ederken, babamın İsrail askerlerinin sevgilileri Zerefah’a veda etmeye gelen yas tutan büyük kalabalığı dağıtmak için iyi mi gerçek mermilerle ateş ettiğini anlattığını hatırladım. O gece iki çocuk bacaklarından vuruldu. Sevdikleri birinin yasını sulh içinde tutma hakkı bile Filistinlilere verilmedi.

Gazze’de kaldığım süre süresince babamın sığınmacı kampı Nuseirat’ı da ziyaret ettim.

Kardeşleriyle futbol oynadığı ve çocukluk evinin olduğu, İsrail’in 2014’teki Gazze savaşı esnasında bir İsrail füzesi tarafınca moloz haline getirildikten sonrasında yerini şimdi bir apartmanın almış olduğu sokakta yürüdüm.

Burası ek olarak, çocukken Birinci İntifada esnasında gaddarca davranmış olduğu ve bazı arkadaşlarının İsrail askerleri tarafınca öldürülmüş olduğu ve devrin müdafa Bakanı Yitzhak Rabin tarafınca Filistinlilerin kemiklerini kırmalarına izin verilen İsrail askerleri tarafınca öldürülmüş olduğu yerdir. İsrail işgali ve sömürgeleştirme.

Nuseirat adam İlköğretim Okulu’nu ziyaret ettim. İsrail askerlerinin rutin olarak okula baskın yaptıklarında hangi girişi kullandıklarını merak ettim. İsrail askerlerinin okulun bahçesine göz yaşartıcı gaz attığı ve daha büyük evlatların küçükleri etkilemek için bidonlara koşup onları askerlere doğru tekmeledikleri hakkında babamın bana anlattığı hikayeleri hatırladım. .

fakat ailemin mutlu anılarının olduğu bölgeleri de ziyaret ettim. Sevgili teyzem Soma ve kuzenim Yazan beni meşhur Gazze sahiline götürdüler. Güneş batarken Filistin bayraklarıyla süslenmiş bir kulübeye oturduk ve taze mango suyumuzu yudumladık. Genç çiftlerin çocuklarıyla oynamasını ve cuma günlerinin tadını çıkarmasını izledim.

Babam ve kardeşleriyle aynı kumsalda yürüyüş meydana getiren dedemi, aile fotoğraf albümlerimizdeki birkaç bulanık ve yıpranmış fotoğrafta gizlenen mutlu anları düşündüm. Her Cuma pazardan taze karpuz almak için eşek otomobillerine binerler ve tüm bir günü görkemli Akdeniz güneşinin tadını çıkararak geçirirlerdi.

O kumsalda fazlaca fazla acı ve travma olmasına karşın, denizin tıpkı seneler ilkin büyükannem ve büyükbabam için olduğu benzer halde Gazze halkına luk verdiği açıktı.

ek olarak kuzenim Lamees ve yaşamının derhal derhal birkaç ayında fazlaca büyük bir kişiliğe haiz olan güzel oğlu Tamim ile de zaman geçirdim. Lamees’in güzel dairesinde saatlerce konuştuk, birçok fincan kahve eşliğinde aile fotoğraf albümlerini inceledik ve Gazze’nin devamlı olarak maruz kalmış olduğu elektrik kesintilerinin ortasında Tamim’le oynadık.

Yakın dostum Ghaida ile Cebaliye, Şujiye ve Gazze şehri içindeki ve çevresindeki öteki mahallelerin sokaklarında yürüdüm. Tatreez (geleneksel Filistin işlemesi) için alışveriş yaptık, falafel yedik ve hareketli ara sokaklarda birbirimizi takip etmeye çalıştık. Sokaklar tatlı ve baharat satan satıcılarla ve aile çiftliklerinden ürünler satan eşeklerin tepesindeki çocuklarla doluydu.

Gazze Şehrindeki Sahil mülteci kampında Filistinliler koronavirüs hastalığı (COVID-19) kısıtlamalarını gevşetirken bir çocuk pazarda sebze satıyor 15 Haziran 2020. REUTERS/Mohammed Salem
15 Haziran 2020’de Gazze Şehri’nde bir pazarda sebze satan bir çocuk [File: Reuters/Mohammed Salem]

Gazze’de iki ay geçirdikten sonrasında ailemle aramızda kopmaz bir bağ kurarak ayrıldım. fazlaca güzel yeni dostluklar edindim ve çocukluğumdan beri bana anlatılan hikâyelerdeki bölgeleri ve insanları deneyimledim.

Seattle’a döndükten sonraki gün, Gazze’nin acımasızca bombalandığı ve Filistinlilerin öldürülüp sakat bırakıldığına dair nüzul edici haberlerle uyandım. İsrail ordusu, üç gün içinde 17’si çocuk 49 Filistinli’nin yaşamını çalan Gazze’ye bir barbarca hücum daha başlatmıştı.

ürkü içinde derhal kuzenlerime ve arkadaşlarıma ileti atmaya başladım. her neyse ki, hepimiz hayatta kaldı, sadece bir kez daha travma geçirmeden.

Diş çıkarma telaşıyla annesini uyutmayan Tamim Bebek, Gazze’deki apartmanlarının derhal haricinde şiddetli patlamaların dehşetiyle uykusuz kaldı. Beş aylıkken ilk savaşını çoktan yaşamıştı. İlk dişi çıkmadan ilkin, tüm yaşamları süresince muhtemelen yaşayacağından daha oldukça travma yaşamıştı.

Gazze’de bombalanan apartmanlar, işyerleri, medya ofisleri, büyüyen sığınmacı kampları ve taşan mezarlıkların kalıntılarında ABD-İsrail güvenlik işbirliğinin ham etkisine tanık oldum. Bu görüntüler beni bir tek bir Filistinli olarak değil, istemeden de olsa bu yıkıma direkt katkıda bulunan bir Amerikalı olarak derinden etkiledi.

Eve dönüşüm bir tek İsrail kuşatması ve işgali altında yaşamı sürdürmenin ne anlama geldiğini anlamama destek olmadı, hem de Filistin davasına olan bağlılığıma yeni bir güç verdi ve halkım ve ülkemle duyduğum gururu artırdı.

Bugün, Gazze’nin ve tüm Filistin’in özgür olacağı ve ben ve tüm akrabalarım Beyt Daras’taki ata topraklarımıza geri dönebileceğimiz günün hayalini kuruyorum. Bu mukaddes günde biz Filistinliler, bizlerden vahşice çalınanları hep birlikte tekrardan inşa etmeye başlayacağız ve Filistin’i gelecek nesiller için rahat, rahat bir yuva haline getireceğiz.

Filistinliler, İsrail-Gazze çatışmalarının ortasında bir eve İsrail hava saldırısının ardından bir çocuğu tahliye ediyor, 7 Ağustos 2022. REUTERS/Mohammed Salem
İsrail bombasının 7 Ağustos 2022’de Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bir eve isabet etmesinden sonrasında erkekler bir evladı tahliye ediyor [File: Reuters/Mohammed Salem]

Bu makalede anlatılan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editoryal duruşunu yansıtması gerekmez.


Kaynak : https://www.aljazeera.com/opinions/2022/11/23/two-months-in-the-home-israel-özgü-denied-me

sıra bulucu Geçici Mail pdf kitap indir antrenmanlarla matematik 1 pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf minecraft premium satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir Selçuk Sport Apk İndir Viski Fiyatları SMM Panel PDF Kitap indir