Restorasyon çürüme, direniş!

author

MERDAN YANARDAĞ

2021.11.07 09:15

Türkiye’nin sahiden seçim atmosferine girdiği bu günlerde, harmoni muhalefeti sorunu salt, “tek adam rejimi”nden ya da “Erdoğan iktidarı”ndan kurtulmak olarak sınırlama eğiliminde görünüyor. Oysa sorun, Türkiye’nin NATO’ya girişiyle başlayan, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 faşist darbeleriyle derinleştirilen 70 yıllık karşısında ihtilal sürecinin yarattığı rejimi ve düzeni aşmaktır.

Restorasyon çürüme, direniş!

Her şeyin kötüye gittiği duygusunun, karamsarlık ve umutsuzluğun toplumda yayılmaya başladığı bu dönemde, derhal de birdenbire bire eski üst seviye MİT yöneticilerinden Mehmet Eymür’ün verdiği bir röportajda söyledikleri tartışılıyor. Konu önemli. Hemen Hemen birincil ağızlardan biri kadar, 70 yıllık NATO’cu uyum, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleriyle tahkim edilen kontrgerilla rejimi az kalsın ifşa ediliyor.

Anlattıkları Türkiye solu tarafından bilinen, daha önce yazılmış ve teşhir edilmiş gerçeklerden ibaret. Kaldı ki, Eymür bunlardan daha fazlasını fazla önce söylemiş ve kurduğu “Atin” adlı internet sitesinde ABD’den yaptığı yayınlarda yazmıştı. Oysa, bir takım gazete ve televizyonlarda konu olağandışı şekilde yeniymiş gibi tartışılıyor. Yeni olan yalnızca kendisinin de acımasızlık yaptığını kabul etmesi ve bunu yasal saymasıdır.

Fakat, belirttiğim gibi, konu yine de kayda değer. Çünkü Eymür, işkencenin bir dönem tek sorgulama metodu olduğu; solun tasfiyesi için suikastlar, cinayetler ve katliamlar düzenlendiğini kabul ediyor. Devlet kadar kabahat işlenmesini, hukuk dışına çıkılmasını normal ve meşru kabul ediyor. Dahası, mafya ve kabahat örgütleriyle işbirliği yapıldığını ve onlara yol verilmesi karşılığında lekeli operasyolarda kullanıldığını açıkça itiraf ediyor. (Bkz. 4-5 Kasım 2021, T24)
Kısaca, Mehmet Eymür, solun daha önce söylediği her şeyi doğruluyor. Mevcut hukuku bile bir yandan bırakıyor ve Gladyo hukukunu savunuyor. Eymür’ün bu dönemde konuşmasını, en azından bir dönem benzer olduğu –bunu kendisi de kabul ediyor- CIA’nın Türkiye’nin yeni dönemine ilişkin hesaplarından ayrı düşünmemek gerekiyor.

TOPLUM TESLİM OLMUYOR

Düzenin tüm çürümüşlüğünün sergilenmeye başlandığı, AKP iktidarının zorlama ve kuşatmasını artırdığı ve ama önlenemez şekilde çözüldüğü Türkiye’de umutsuz olmanın da gereği yok.

Günümüzde ise, bu oranın yüzde 60’ları aştığı gözleniyor. Önümüzdeki seçimi AKP-MHP blokunun kaybedeceği belirlenmiş görünüyor. Toplumun minimum yarısı baskıya, dışlanmaya, devlet olanaklarının açık havada tutulmaya, yolsuzluklara, siyasal iki yüzlülüğe karşısında mücadeleyi sürdürüyor.

AKP liderliği, devletin bütün zorlama ve kolaylık araçlarını denetim etmesine rağmen artık ülkeyi eskisi gibi yönetemiyor. Ilk Olarak kültürel ve ahlaki iktidar almak üzere, ülkenin hiçbir vakit tam olarak AKP’nin hâkimiyetine girmediğini unutmamak gerekiyor. Bir önceki çağın değerler dünyasına, siyasal kültürüne, estetik anlayışına dayanan İslamcı hareket, bütün da bu nedenle yeni bir düzen kuramıyor. Çünkü, İslamcı hareket geri olanı, çürüyeni, insanlığın aştığı değerleri ve yozlaşmış bir yaşam anlayışını temsilcilik ediyor.

Kuşkusuz şöyle düşünülebilir; toplumun yüzde ellisi-altmışı direniyor, fakat diğer yüzde kırkı-ellisi de yeni bir rejimi zorluyor. İlk bakışta koşul böyle… Fakat, siyasal ve toplumsal tabloya daha yakından bakıldığında gerçek durumun fazla bambaşka olduğu anlaşılıyor.İkincisi; direnenler toplumun en ileri kesimleridir. Bu ülkenin üreten, katma değerinde yaratan, kültürünü yaratıcı, toplumu ayakta tutan kesimleri… Yani toplumun en gelişkin bölümü…

ÇÖKEN HİPOTEZ

Daha önce de BirGün’de yazdığım gibi, İslamcı hareket ve muhafazakâr entelijansiyanın bahis ve eylemleri başlıca olarak bir tarih hipotezine dayanıyordu. İşte o varsayım, yaşam kadar yanlışlanarak çöktü. Bu hipotezi şöyle özetleyebiliriz; Osmanlı’dan itibaren aydınlanma ve modernleşme girişimleri devletle milleti bir birine yabancılaştırdı. Devlet bir avuç Batıcı seçkinin eline geçti. bu nedenle, bilhassa Cumhuriyet’le birlikte, devlet ve ahali arasındaki bütün bağlar koptu. Devlet milletin değerlerine yabancılaştı. Devletle (Cumhuriyet diye okuyun) insanlar aralarında bir tartışma sürüyordu. Biz (İslamcı hareket), devletle milleti barıştıracağız. Bunun tek yolu da devleti milletin değerleri ile uzlaştırmak, onu milletin değerleri temelinde baştan yapılandırmaktır. Milletin değerleri ise İslam’dır.

İslamcı/muhafazakâr siyasal tarih hipotezi özetle böyledir.

Başta sorulması gereken soru şudur; hangi İslam? İslam’ın hangi yorumuna tarafından devleti yeniden yapılandıracaksınız? Dünyada böyle girişimlerin tamamı felaketle sonuçlandı.bu nedenle topluma kuytu bir dinci ideolojik yorumu din diye dayatıyorlardı. İşte toplumun geniş bir bölümü buna itiraz etti.

üstelik, İslamcı hareket ve muhafazakâr entelijansiya 200 yılı aşan bir oyluma sahip Osmanlı-Türk aydınlanmasını ve Cumhuriyet’in birikimini hafife almıştı. Gerçekte ise Türkiye’nin aydınlanma ve modernleşme birikimi sanılandan daha büyük ve toplum kadar içselleştirilmişti.

İslami değerlerler ve talepler üzerinden toplumun Cumhuriyet ile ağız dalaşı halinde olduğu tezi de temelden yanlışlanmıştı. Çünkü, Cumhuriyet’in toplumsal temeli sanılandan daha büyüktü. Cumhuriyet bir avuç seçkinin rejimi değildi. Anadolu ve Rumeli Müslümanlığı ile Emevi yobazlığı aralarında derin bir doku uyuşmazlığı vardı.

ÇIKIŞ YOLU

NETICEDE; Türkiye, totaliter bir rejim inşa etmeye yönelen siyasal İslamcı iktidarın yarattığı kuşatıcı zorlama ile, bu girişime aleyhinde koyan toplumsal direniş odaklarının yarattığı gerilim ikliminde salınıyor. Toplum, tarihsel yönünün her yerde belirleyeceği bir yol ayrımında duruyor. Tüm uzlaşma zeminlerinin imha edildiği bu süreçte, sert bir kırılmanın yaşanma olasılığı büyüyor.

Önemli olan şudur; Türkiye gericiliği ne yerine getirmek istediğini biliyor, hedefleri belli…Buna karşılık, ülkenin ilerici, cumhuriyetçi, sol ve laiklikten yana kesimleri, büyük bir güç olmalarına karşın, bu saldırıyı karşılayacak bir program ve liderlikten demin yoksun görünüyor. Toplumsal direniş cephesi dağınık ve öndersiz. Asıl sorun budur.

Yukarıda da ifade edildiği gibi, toplumun yüzde 50’sini aşan kesimlerinin iktidara aleyhinde direnişi, gerici ve faşizan kuşatmayı incitmek için yeterince büyük bir toplumsal gücün olduğunu ortaya koyuyor. İhtiyacımız olan şey ilerici, kamucu, demokrat ve cumhuriyetçi bir cephe oluşturmaktır.

Bütün dünyada siyasal İslamcılığın yüz kızarıcı bir şekilde iflas ettiği bir tarihsel kesitte, ülkemizde başarılı olması için bir neden yoktur. Yakın gelecekte eğer bir niçin seslenmek gekerirse, bunun için kendimize bakmak en doğru tavır olacaktır.

ÇÜRÜMENİN RESTORASYONU

Türkiye’nin gerçekten seçim atmosferine girdiği bu günlerde, armoni muhalefeti sorunu salt, “tek adam rejiminden” veya “Erdoğan iktidarından kurtulmak” olarak sınırlama eğiliminde görünüyor. Ama sorun, yazının girişinde de belirttiğim gibi, Türkiye’nin NATO’ya girişiyle başlayan, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 faşist darbeleriyle derinleştirilen 70 yıllık aleyhinde ihtilal sürecinin yarattığı rejimi ve düzeni aşmaktır.Sistem içinde kalmaktır. Şüphesiz, yakın ve brülör bir tehdit olan dinci-faşizan tek adam rejimine bitirmek çok önemlidir, ancak gericiliği ve totalitarizmi her tarafta üretme potansiyelini içinde taşıdığı için tedavi ve kurtuluş değildir.

Dolayısıyla içten çözüm, son iki haftadır üstünde durduğumuz gibi, laik cumhuriyeti devrimci-demokratik bir program temelinde her yerde kurmaktır. Toplumcu bir cumhuriyete geçişin zeminini yaratmaktır. Devrimci cumhuriyetin toplumsal temelini ise gerici, faşizan ve karşısında devrimci kesimler ile İslamcı/muhafazakâr sermaye ve işbirlikçi büyük kent soylu sınıfı dışındaki toplumsal ve siyasal güçler oluşturacaktır.

NETICEDE; Mehmet Eymür’lerin düzeninin ve çürümenin restorasyonu, dinci-faşizan AKP rejiminden en kötü çıkış yoludur. Gel gelelim, bugün en zinde ihtimal, dolayısıyla tehlike de budur. İhtiyacımız olan şey ise, solun toplumsal ve siyasal bir alternatif olarak bitmiş büyütülmesidir.

.

Yorum yapın

Rakı Fiyatları sıra bulucu Geçici Mail yks pdf indir antrenmanlarla matematik 1 pdf serway fizik 1 pdf ilahi sözleri 1984 pdf türkçe pdf numara sorgulama minecraft premium satın al instagram takipçi satın al ilahi sözleri youtube mp3 çevir apk indir film izle resim yükle Selçuk Sport Apk İndir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi Haber Sitesi